
Okumayı bunca zaman ertelediğim bir diğer kitap olan bu kritik eserde çok basit görünen ama çok büyük bir işin nasıl ustalıkla başarıldığını gördüm. Divan edebiyatı şiirini andıran ve anlaşılması mümkün olmayan Arapça terimlerle geometri öğrenmeye kalksaydık net olarak söylüyorum ki hapı yutmuştuk. Bütün pozitif bilimlerde ve mühendislikte geometrinin önemli bir yeri olduğunu düşünürsek bugün gururla övündüğümüz birçok mühendislik eserimiz rüya olabilirdi. Çünkü işin özünü anlamaya harcayacağımız enerjiyi onu ifade eden dili anlamaya harcarsak bu eziyetten bunalıp işi bırakanların sayısı çok olur. Hukukta ve tıpta bu durumu en çıplak haliyle görürsünüz. Tıp okurken adeta Latin dili ve edebiyatı bölümünden mezun olurcasına yabancı terime boğulursunuz. Peki buna rağmen nasıl oluyor da tıpta çok iyiyiz? Cevap Türkiye nin en iyi beyinlerinin yıllardır tıpa yönlendirilmiş olmasında yatıyor. Peki hukukta neden bu kadar kötüyüz? Bu sorunun ise birden fazla cevabı var. Öncelikle ahlaksızlık yapmak isteyen fakat kılıfına uydurmaya utanmayan kişilerin en iyi tercihi hukuk okumak olduğu için. Yani ülkemizdeki dürüst ve ahlaklı insan sayısının ve kalitesinin az olması asıl sorunumuz. Diğer bir sebep ise hukuk sistemimizin yukarıda dediğim gibi Arap dili ve edebiyatı fakültesi standartlarında Arapça ya boğulmuş olması. Hukuk fakültelerinde okuyan öğrencilere gidin ve sorun. Hepsi onca terimi anlamak için resmen gençliklerini heba ediyorlar ve çoğu da beceremiyor. İşin asıl kötü tarafı sıradan vatandaş yasal bir hakkını aramak istediğinde açıp bir yasayı tüzüğü okumaya kalktığında doğru dürüst hiç bir halt anlamıyor. Avukata gidecek parası da olmadığından yardım alamıyor. Amerikan filmlerinde olduğu gibi yasal haklarını kendisine insan gibi bildiren bir kamu görevlisi de bulunmadığı için ülkede kanunsuzluk ve mağduriyetler denizi alıyor başını gidiyor. Ülkemizdeki demokrasinin kalitesini en az iki üç seviye yukarı taşıyacak olan bu dil dönüşümünü yapacak bir liderin gelmesini diliyorum. Zira sıradan vatandaşın bu büyük sorunun farkına varıp bir de bunu yönetimden talep etmesini beklemek abesle iştigal olur. Atatürk ün yazdığı geometri gibi bugün bir lider de çıkıp hukuk adlı bir kitap yazarsa ülkemiz için büyük bir kazanım olacak. İnşallah ölmeden görmek nasip olur.
